Pazartesi, 09 Haziran 2014 18:22

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı KOAH

koahKOAH akciğerin zararlı gaz ve partiküllere karşı anormal enflamatuar yanıtı sonucu ortaya çıkan tıkayıcı ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Ekspirium (nefes verme) sırasında havayollarında ortaya çıkan çökme ve aşırı bronşial ifrazat havayollarında daralmaya neden olarak hava akım hızını azaltmakta ve bu olay sürekli olarak şiddetini arttırarak hastanın yaşam kalitesinde bozulmaya yol açmaktadır. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi KOAH'ta havayollarında meydana gelen değişikler geri dönüşümsüzdür ve sürekli ilerleyici karakter gösterir.American Thoracic Society'nin tanımına göre KOAH, Kronik bronşit ve amfizeme bağlı hava akımı kısıtlaması ile karakterizedir. Yine aynı derneğin tanımlamasına göre Kronik bronşit, birbirini izleyen iki yıl içersinde bir başka nedene bağlanamayan ve en az 3 ay süren kronik öksürük ve balgam çıkarma olarak ifade edilebilir. Amfizem ise akciğerin en uç noktalarında yer alan ve atmosfer havasından Oksijeni alıp kandaki Karbon dioksiti havaya vermemizi sağlayan alveolerin (küçük hava kesecikleri) anormal ve kalıcı genişlemesidir. Bu 2 hastalığın akciğerde yerleştiği alan ve yapmış oldukları kalıcı değişiklikler farklı tipte olmakla beraber KOAH,genellikle kronik bronşit ve amfizemin değişik oranlarda birlikteliği ile karakterizedir.

Dünyada ve Ülkemizde KOAH'nın Boyutu nedir ?

Tüm dünyada ciddi bir ölüm nedeni olan bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi yaşamını yitirmektedir.Bu hastalalığın 2020 yılında küresel yük açısından ilk 5. sıraya yerleşeceği tahmin edilmektedir.ABD'de 1968-1995 arası yaşa uyarlanmış ölüm oranlarının seyrine bakıldığında,koroner kalp hastalığı, inme, diğer serebrovasküler hastalıklar ve bunların dışında kalan diğer tüm ölüm nedenlerinde azalma izlenirken, aynı dönemde KOAH nedenli ölüm oranlarında ciddi bir artış olduğu (% 163) saptanmıştır. KOAH bugün tüm dünya genellinde ölüm nedenleri arasında 6. sırada yer almaktadır ve 2020 yılında 3. sıraya yerleşeceği öngörülmektedir. Ülkemizde elimizde kesin sayısal veriler olmamakla birlikte yaklaşık 2,5-3 milyon KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir.

KOAH İçin Risk Faktörleri

KOAH için risk faktörleri astımda olduğu gibi genetik ve çevresel olmak üzere 2 grupta ele alınabilir. Yandaki tabloda görülen risk faktörlerinden en önemlisi sigara kullanımıdır. Gelişmiş ülkelerde KOAH gelişiminden sorumlu en büyük risk faktörü sigara iken gelişmekte olan ülkelerde sigaranın yanısıra çevresel ve mesleki zararlı gaz ve partiküllere ya da hava kirliliğine maruz kalma da önemli oranda KOAH gelişiminden sorumlu tutulmaktadır. Örneğin ülkemizde bazı kırsal alanlarda yakıt olarak kullanılan tezek dumanı KOAH için risk faktörü olarak ele alınmalıdır.

Aktif sigara kullanımı KOAH için bilinen en önemli risk faktörüdür. Sigara içenlerde KOAH gelişme riski içmeyenlere göre 10-25 kat daha fazladır. Aktif sigara içenlerin sigarayı bıraktıklarında solunum fonksiyon testlerindeki yıllık kayıp hızı, sigara içmeye devam edenlere göre ileri derecede azalmaktadır. Sigarayı bırakma yaşı ne kadar erken olursa solunum fonksiyon testlerindeki bozulma hızı o derecede yavaşlamaktadır. Bugün sigara içenlerin yaklaşaık % 15-20 kadarında KOAH geliştiği bilinmektedir.

Mesleksel maruziyet de KOAH için önemli risk faktörüdür. Havalandırması kötü, korunma önlemlerinn uygulanmadığı dumanlı ve tozlu işyerlerinde çalışanlarda KOAH gelişimi için normal popülasyona göre daha yüksek risk taşımaktadırlar.

Hastalığa Ait Belirti ve Bulgular:

Hastalığın ilk belirtileri öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH hastalarının büyük çoğunluğu aynı zamanda sigara tiryakisi olduğundan öksürük ve balgam yakınması başlangıçta hasta tarafından sigaradan oluyor düşüncesi ile önemsenmez. Oysa bu dönemde hastalığa tanı konulması hastanın geleceği açısından son derece önemlidir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile hastalık belirtileri gerileyebilir ve hastalık gelişimi durabilir. Öksürük genellikle sabahları daha fazla ve arka arkayadır.Kronik bronşitin ön planda olduğu KOAH olgularında çoğu kez öksürükle birlikte balgam çıkarma da vardır. Hastalığın bu dönemde fark edilmemesi ve sigaraya devam edilmesi neticesinde hastalık ilerler ve hışıltılı solunum, nefes darlığı gibi yakınmalar ortaya çıkar. Ayrıca bazı hastalarda balgamla birlikte hafif hemoptizi(kan tükürme) olabilir.Ön planda amfizemin yer aldığı KOAH olgularında ise hastalar en fazla nefes darlığından yakınırlar. Bu gruptaki hastalarda hışıltılı solunum, öksürük ve balgam çıkarma yakınmaları daha seyrektir. Yine amfizemin ön planda olduğu KOAH hastaları genellikle astenik, ince yapılı tiplerdir. Buna karşın Kr.bronşitin ön planda olduğu KOAH hastaları tıknaz kısa boylu yapıdadırlar. KOAH'ın ağır ve çok ağır formlarında kandaki Oksijen miktarında azalma ve buna bağlı siyanoz ve en nihayetinde sağ kalp yetersizliğine bağlı, ayaklarda şişme gibi belirtiler ortaya çıkar.

Hastalığın Tanısı

Sigara kullanımı,zararlı gaz ve partiküllere maruziyet veya genetik risk faktörleri varlığı ile birlikte kronik öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı gibi semptomlar ile başvuran hastalarda standart akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri yapılmalıdır. Standart akciğer grafisinde KOAH'na ilişkin bulgular saptanabilmekle beraber yukarıdaki şikayetlere neden olabilen akciğer kanseri, bronşektazi gibi diğer akciğer hastalıklarının tanısı da konulabilir.Solunum fonksiyon testleri ise KOAH tanısının objektif olarak kesinleştirilmesini ve hastalığın varlığı durumunda ağırlık derecesinin belirlenmesini sağlar. Bu tetkikleri dışında EKG ve tam kan sayımı gibi yardımcı tanı yöntemlerine de başvurulabilir.

Tedavi

KOAH'nın tedavisi 4 bölümde ele alanıbilir. bunlar, Hastalığın tanısı ve derecesinin değerlendirilmesi, sigaranın bıraktırılması ve diğer risk faktörlerinin azaltılması, stabil dönemdeki tedavi ve akut atak dönemlerindeki tedavi olarak sıralanabilir. Bugün KOAH tedavisinde kullanılan pek çok çeşit ilaç piyasada bulunmakla beraber bu ilaçların hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldıramaz ve hiçbir ilaç SİGARANIN BIRAKILMASI KADAR HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ YAVAŞLATICI ETKİ GÖSTEREMEZ. Stabil dönemde KOAH tedavisinde tercih edilecek ilaçlar aynı astım tedavisinde olduğu gibi solunum yoluyla kullanılan inhaler ilaçlar olmalıdır. Hastalığın ağırlık durumuna göre bu ilaçlar gerektiğinde yani hasta örneğin efor yaparken nefes darlığı hissetiğinde kullanılabilir ya da hekimin önerdiği şekilde sürekli ve düzenli bir tedavi şeması uygulanabilir.KOAH'da ilaç dışı tedavi modaliteleri ise uzun süreli Oksijen tedavisi ve pulmoner rehabilitasyon programlarını içerir. Uzun süreli yada sürekli Oksijen tedavisi kanlarında Oksijen parsiyel basıncı hastalık nedeniyle belirli bir değerin altına düşmüş olgularda önerilir. Unutulmamalıdır ki bilinçsiz Oksijen kullanımı KOAH olgularında yarardan çok zarar getirebilir. Bu nedenle Oksijen tedavisinin gerekliliğine mutlaka hekim karar vermelidir.

KOAH'da Akut Atak ve Tedavisi

KOAH’lı hastanın, zeminde var olan dispne, öksürük ve/veya balgam çıkarma yakınmalarında, tedavisinde değişiklik gerektirecek boyutta akut bir artış göstermesi aku atak olarak tanımlanmaktadır.KOAH'lı hastalar yılda 1-4 kez alevlenme (akut atak) gösterebilirler. Alevlenmelerin büyük kısmı hafif olup evde tedavi edilebilirse de, çok şiddetli ve hayatı tehdit eden alevlenmelerde hastalar yoğun bakım ünitelerine bile yatırılabilirler.KOAH'lı olgularda birçok alevlenme nedeni olduğu bilinmekle birlikte hastaların büyük çoğunluğunda solunum yolları enfeksiyonları tablonun ortaya çıkmasında rol oynar.

Kategori Hastalıklar
Pazartesi, 09 Haziran 2014 17:57

Prof.Dr. Reha BARAN - CV

rehabaran cv1991 yılından bu yana Göğüs hastalıkları uzmanı olarak çalışmakta olan Prof. Dr. Reha Baran özellikle akciğer kanserleri üzerinde yoğun olarak çalışmıştır. Tanı yöntemlerinden olan hem rijid hemde Fiberoptik Bronkoskopi konusunda çok geniş bir deneyime sahiptir. Süreyyapaşa hastanesinde çalıştığı 23 yıl içinde 10.000 in üzerinde bronkoskopi yapmış ve sayısız asistan ve uzman yetiştirmiş ve halen yetiştirmektedir. Özellikle son 10 yıl içinde girişimsel bronkoskopi üzerinde çalışmalarını artırmış ve tüm platformlarda eğitici konumuna gelerek kurs yöneticiliği ve eğitmenliği de yapmıştır. Konu ile ilgili birçok ulusal ve uluslararası kongre ve toplantı da konuşmalar yapmıştır.

Akciğer kanserlerine tanı konması ve evrelemesi, akciğer hastalıkları tanı yöntemleri, sarkoidoz, interstisiyel akciğer hastalıkları ve çocuk göğüs hastalıkları özel ilgi alanıdır. Bunun yanında KOAH, Astım, Zatürre gibi sık görülen akciğer hastalıklarına sahip hastaları da poliklinikte kabul edip takip etmektedir.

CV

1963 yılında Ankara da doğdu. İlk ve ortaokulu bahçelievler de okudu. 1980 yılında Ankara Fen Lisesinden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesine girdi ve 1986 yılında tıp doktoru oldu. !987-1991 yılları arasında tıpta uzmanlık eğitimini Süreyyapaşa Göğüs hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Merkezinde tamamladı. Önce Başasistan 1995 yılında Doçent oldu. 1998 yılında klinik şefi oldu. 2001 -2003 yılları arasında Vakıf Gureba hastanesi Başhekimliği ve göğüs hastalıkları klinik şefliğini yürüttü. 2004-2006 yılları arasında Anadolu Sağlık merkezi ( Johns Hopkins ) göğüs hastalıkları bölümünde çalıştı. 2010 yılı eylül ayından itibaren Acıbadem Fulya hastanesinde göğüs hastalıkları sorumlusu ve başhekim olarak görevini sürdürmektedir.

ÜYE OLDUĞU DERNEKLER

-Türk Toraks Derneği

-Tüsad ( Solunum Araştırmaları Derneği)

-Akciğer Kanserleri Derneği

-ERS ( European Respiratory Society)

EĞİTİM

  • Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • 1991
  • Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları
  • 1986
  • Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

İŞ DENEYİMİ

  • 2010 - Halen Acıbadem Sağlık Grubu
  • 2005 - 2006 Anadolu Vakfı Özel Johns Hopkins Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü
  • 2001 - 2003 Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başhekim
  • 1998 - 2010 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Klinik Şef
  • 1995 - 1998 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Doçent
  • 1991 - 1995 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başasistan
  • 1987 - 1991 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Araştırma Görevlisi

YABANCI DİLLER

  • İngilizce
Long-Term exposure to biomass fuel and its relation to systolic and diastolic bivetricular performance in addition to obstructive and restrictive lung diseases.

Echocardiography .2011 Jan;28(1): 52-61 Kargin R, Kargin F, Mutlu H, Emiroglu Y, Pala S, Akcakoyun M, Aung SM, Baran R, Ozdemir N.

Unusual presentation of hydadit cyst: diagnosis with bronchoscopy.

Cakir E, Ozaydın SE, Tasci E, Baran R. J Infect Dev Ctries. 2010 Jun 3;4 (5):352-4

Mortality rates and risk factors associated with nosocomial Candida infection in a respiratory intensive care unit.

Tuberk Toraks.2010;58(1):35-43 Adıguzel N, Karakurt Z, Güngör G, Yazicioğlu Mocin O, Acartürk E, Soğukpinar O, Baran R.

BNP levels in patients with long term exposure to biomass fuel and its relation to right ventricular function.

Pulm Pharmacol Ther. 2010 Oct;23(5):420-4 Emiroglu Y,Kargin R, Kargin F, Akcakoyun M, Pala S, Mutlu H, Akcay M, Aung SM, Baran R, Ozdemir R.

Pressure vs. volume control in COPD patients intubated due to ARF: a case-control study.

Takir H, Unver E, Baran R. Tuberk Toraks. 2009;57(2):145-54 Karakurt Z, Yarkin T, Altinöz H, Atik Güngör S, Adiguzel N, Güngör G, Demiryontar D, Bicakci B, Berk

Pleural chondoroma.

Asian Cardiovasc Thorac Ann. 2008 Jan ; 16(1):90 No Abstract available Eryigit H, Baran R, Kutlu CA.

Extrapulmonary tuberculosis in non-human immunodeficiency virus-infected adults in an endemic region.

Ann Thorac Med. 2007 Jul;2(3):118-21 Ozvaran MK, Baran R, Tor M, Dilek I, Demiryontar D, Arinc S, Toker N, Chousin EU, Sogukpinar O.

Follow-up hemoglobin concertrations in ICU: relationship between diagnostic blood loss and daily fluid balance.

Tuberk Toraks. 2007;55(4):323-8 Pazarli P, Yarkin T, Karakurt Z, Yetis Duman D, Saltürk C, Celik B, Baran R.

Histopathological diagnosis of endobronchial endometriosis treated with argon laser.

Respirology. 2006 May;11(3):348-50 Ozvaran MK, Baran R, Sogukpinar O, Uzman O, Sahin K, Kocadelioglu I, Aksoy F, Altun S.