Salı, 24 Haziran 2014 18:28

Zatürre (pnömoni)

zaturre pnomoni nedirZatürrenin tıbbi adı pnömonidir. Akciğerin iltihabıdır. Bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşabilir. En sık görülen, hekime başvurmaya neden olan, en fazla ölüme yol açabilen hastalıklar arasındadır. Özellikle çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik bir hastalığa sahip olanlarda (böbrek, şeker, kalp veya akciğer hastalığı gibi), sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık veya ilaç kullanımı varlığında daha sık görülür. Toplumda gelişen pnömoniler (TGP), tüm dünyada hastane başvurularının, tedavi giderlerinin, iş-okul günü kayıplarının ve ölümlerin önemli bir kısmından sorumludur.

Günümüzde antibiyotiklerin yaygın kullanılmasına ve etkin bağışıklama politikalarına bağlı olarak infeksiyon hastalıklarından ölümler giderek azalmakta iken toplumda gelişen pnömoniler halen yüksek hastalık ve ölüm nedenidir. Pnömoni, İngiltere ve ABD'de ölüm nedenleri arasında 6. sırayı; infeksiyonlara bağlı ölümler arasında ise 1. sırayı almaktadır. Ayakta tedavi edilen hastalarda ölüm oranı %1-5 iken, hastanede tedavi edilen olgularda oran %12'ye, yoğun bakım desteği gerektiren hastalarda ise %40'a ulaşmaktadır. Ülkemizde alt solunum yolu infeksiyonları, ölüm nedenleri arasında %4.2 ile 5. sırada yer almaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda pnömoniden ölüm oranının hastalığın ağırlığı ile ilişkili olarak %1 ile %60 arasında değiştiği ve hastanede tedavi edilen pnömonilerde oranın belirgin daha yüksek olduğu (%10.3-60) gösterilmiştir.

Belirtileri Nelerdir?

Ateş, öksürük, balgam çıkarma, göğüs ağrısı en sık rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı-kusma, sık nefes alıp verme, kas-eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler de görülebilir. Ağır zatürre durumlarında bir hastada deri ve mukozanın mavi renk alması, ciddi nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Antibiyotikler, bol sıvı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler genellikle kullanılır. Hastaneye yatması gereken hastalarda daha farklı tedaviler gerekebilir. Çok ağır zatürre durumlarında yoğun bakımda yatış, solunum desteği uygulanma zorunluluğu doğabilir. 
Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi çoğu kez mümkün olmayabilir. Ancak zatürre tanısı konduktan sonra en kısa zamanda antibiyotik tedavinin başlanması gereklidir. Bu nedenle hastanın yaşı, kronik hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlar dikkate alınarak antibiyotik tedavi başlanır. Balgamda herhangi bir mikrobun izlerinin saptanması ve bu mikrobun hangi antibiyotikle tedavi edilebileceğine dair veriler 72 saat içinde sonuçlanır. Sonuçlara göre antibiyotik tedavi yeniden düzenlenebilir. 
Hastanın yaşı, hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlara göre ayaktan mı, yoksa hastaneye yatarak mı tedavi edileceğine karar verilir. 
Tedavi süresi hastalığın başlangıçtaki şiddetine, sorumlu mikroba, eşlik eden bir hastalığın olup olmamasına ve hastanın bireysel yanıtına göre değişebilir. Genellikle ateşin düşmesini takiben 5-7 gün daha antibiyotiğe devam edilmesi önerilmektedir. Ancak bazı mikrop türlerine bağlı zatürre durumlarında tedavi süresini 10-14 güne bazen 21 güne kadar uzatmak gerekebilir.

Korunmak İçin Ne Yapılmalı?

Altta yatan kronik hastalıkların kontrol altına alınması, dengeli beslenme, hijyenik önlemler, sigara ve alkol alışkanlıklarının kontrolü, pnömokok ve yıllık influenza aşıları ile TGP’nin sıklığı ve ölüm oranı azaltılabilir. Aktif veya pasif sigara içmek TKP’de bağımsız bir risk faktörüdür ve TGP tanısı alan olgulara sigarayı bırakma konusunda tıbbi destek verilmelidir.
En sık zatürreye neden olan mikrop pnömokoklardır. Pnömokoklara karşı yapılan pnömokok aşısı (zatürre aşısı) aşağıdaki durumlarda önerilir. 

Pnömokok aşısı yapılması öneriler kişiler:

* 65 yaş ve üzeri
*Kronik hastalık (FEV1 %40 olan KOAH’lılar ile bronşektazi, pnömonektomi (=bir akciğerin cerarahi olarak yerinden tamamen çıkarılması), kalp ve damar, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı olanlar)
* Kronik alkolizm
* Dalak disfonksiyonu veya dalağı alınmış olanlar
• Bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi kullanımı
• Beyin omurilik sıvısı kaçağı olanlar
• Pnömokok hastalığı veya komplikasyon riskinin artmış olduğu şartlarda yaşayanlar
Aşı, koldan kas içine yapılır. Oldukça güvenilirdir, ciddi yan etkilere pek rastlanmaz. Yaşam boyu bir veya iki kez yapılması çoğu kez yeterli olur. 
Grip (influenza) de zatürreye zemin hazırlaması açısından tehlikeli olabilir. Her yıl en fazla gribe neden olan mikropların belirlenmesi ile her yıl yeni aşı hazırlanır ve grip aşısının her yıl tekrarlanması gereklidir. Aşı, Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilir. Aşı yapılması gereken kişiler aşağıda belirtilmiştir.

Grip aşısı yapılması gereken kişiler: 
• 65 yaş ve üzeri
* Kronik akciğer hastalıkları (KOAH, bronşektazi, bronş astımı, kalp ve damar hastalığı) 
* Şeker hastalığı, böbrek fonksiyon bozukluğu, çeşitli hemoglobinopatileri olan ve bağışık sistemi baskılanmış kişiler
• Yüksek riskli hastalarla karşılaşma olasılığı olan hekim, hemşire ve yardımcı sağlık personeli
• Grip yönünden riskli şahıslar ile birlikte yaşayanlar (Altı aydan küçük bebekle yakın ve sürekli teması olanlar)
• Güvenlik görevlileri, itfaiyeciler gibi toplum hizmeti veren kişiler
• Grip sezonunda gebelik
Aşı kas içine yapılır. Ağır yumurta alerjisi olanlara yapılması sakıncalı olabilir. Yapıldığı yerde ağrı, hassasiyet gibi basit yan etkiler olabilir.

Kategori Hastalıklar
Pazartesi, 09 Haziran 2014 17:57

Prof.Dr. Reha BARAN - CV

rehabaran cv1991 yılından bu yana Göğüs hastalıkları uzmanı olarak çalışmakta olan Prof. Dr. Reha Baran özellikle akciğer kanserleri üzerinde yoğun olarak çalışmıştır. Tanı yöntemlerinden olan hem rijid hemde Fiberoptik Bronkoskopi konusunda çok geniş bir deneyime sahiptir. Süreyyapaşa hastanesinde çalıştığı 23 yıl içinde 10.000 in üzerinde bronkoskopi yapmış ve sayısız asistan ve uzman yetiştirmiş ve halen yetiştirmektedir. Özellikle son 10 yıl içinde girişimsel bronkoskopi üzerinde çalışmalarını artırmış ve tüm platformlarda eğitici konumuna gelerek kurs yöneticiliği ve eğitmenliği de yapmıştır. Konu ile ilgili birçok ulusal ve uluslararası kongre ve toplantı da konuşmalar yapmıştır.

Akciğer kanserlerine tanı konması ve evrelemesi, akciğer hastalıkları tanı yöntemleri, sarkoidoz, interstisiyel akciğer hastalıkları ve çocuk göğüs hastalıkları özel ilgi alanıdır. Bunun yanında KOAH, Astım, Zatürre gibi sık görülen akciğer hastalıklarına sahip hastaları da poliklinikte kabul edip takip etmektedir.

CV

1963 yılında Ankara da doğdu. İlk ve ortaokulu bahçelievler de okudu. 1980 yılında Ankara Fen Lisesinden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesine girdi ve 1986 yılında tıp doktoru oldu. !987-1991 yılları arasında tıpta uzmanlık eğitimini Süreyyapaşa Göğüs hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Merkezinde tamamladı. Önce Başasistan 1995 yılında Doçent oldu. 1998 yılında klinik şefi oldu. 2001 -2003 yılları arasında Vakıf Gureba hastanesi Başhekimliği ve göğüs hastalıkları klinik şefliğini yürüttü. 2004-2006 yılları arasında Anadolu Sağlık merkezi ( Johns Hopkins ) göğüs hastalıkları bölümünde çalıştı. 2010 yılı eylül ayından itibaren Acıbadem Fulya hastanesinde göğüs hastalıkları sorumlusu ve başhekim olarak görevini sürdürmektedir.

ÜYE OLDUĞU DERNEKLER

-Türk Toraks Derneği

-Tüsad ( Solunum Araştırmaları Derneği)

-Akciğer Kanserleri Derneği

-ERS ( European Respiratory Society)

EĞİTİM

  • Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • 1991
  • Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları
  • 1986
  • Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

İŞ DENEYİMİ

  • 2010 - Halen Acıbadem Sağlık Grubu
  • 2005 - 2006 Anadolu Vakfı Özel Johns Hopkins Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü
  • 2001 - 2003 Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başhekim
  • 1998 - 2010 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Klinik Şef
  • 1995 - 1998 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Doçent
  • 1991 - 1995 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başasistan
  • 1987 - 1991 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Araştırma Görevlisi

YABANCI DİLLER

  • İngilizce
Long-Term exposure to biomass fuel and its relation to systolic and diastolic bivetricular performance in addition to obstructive and restrictive lung diseases.

Echocardiography .2011 Jan;28(1): 52-61 Kargin R, Kargin F, Mutlu H, Emiroglu Y, Pala S, Akcakoyun M, Aung SM, Baran R, Ozdemir N.

Unusual presentation of hydadit cyst: diagnosis with bronchoscopy.

Cakir E, Ozaydın SE, Tasci E, Baran R. J Infect Dev Ctries. 2010 Jun 3;4 (5):352-4

Mortality rates and risk factors associated with nosocomial Candida infection in a respiratory intensive care unit.

Tuberk Toraks.2010;58(1):35-43 Adıguzel N, Karakurt Z, Güngör G, Yazicioğlu Mocin O, Acartürk E, Soğukpinar O, Baran R.

BNP levels in patients with long term exposure to biomass fuel and its relation to right ventricular function.

Pulm Pharmacol Ther. 2010 Oct;23(5):420-4 Emiroglu Y,Kargin R, Kargin F, Akcakoyun M, Pala S, Mutlu H, Akcay M, Aung SM, Baran R, Ozdemir R.

Pressure vs. volume control in COPD patients intubated due to ARF: a case-control study.

Takir H, Unver E, Baran R. Tuberk Toraks. 2009;57(2):145-54 Karakurt Z, Yarkin T, Altinöz H, Atik Güngör S, Adiguzel N, Güngör G, Demiryontar D, Bicakci B, Berk

Pleural chondoroma.

Asian Cardiovasc Thorac Ann. 2008 Jan ; 16(1):90 No Abstract available Eryigit H, Baran R, Kutlu CA.

Extrapulmonary tuberculosis in non-human immunodeficiency virus-infected adults in an endemic region.

Ann Thorac Med. 2007 Jul;2(3):118-21 Ozvaran MK, Baran R, Tor M, Dilek I, Demiryontar D, Arinc S, Toker N, Chousin EU, Sogukpinar O.

Follow-up hemoglobin concertrations in ICU: relationship between diagnostic blood loss and daily fluid balance.

Tuberk Toraks. 2007;55(4):323-8 Pazarli P, Yarkin T, Karakurt Z, Yetis Duman D, Saltürk C, Celik B, Baran R.

Histopathological diagnosis of endobronchial endometriosis treated with argon laser.

Respirology. 2006 May;11(3):348-50 Ozvaran MK, Baran R, Sogukpinar O, Uzman O, Sahin K, Kocadelioglu I, Aksoy F, Altun S.